ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER İLETİŞİM

EN ÇOK OKUNANLAR

GÜMÜŞHANE GÜNCEL

KÖYÜMÜZ

Yeri vardır, yer bitirir insanı hasret. Ama hasrettir insana insanlık ihsan veren gizem. Kara-sevdalıktır, sitemdir, umuttur. Unutulmamanın, unutmamanın simgesidir. Yarına yolcu yelkenlinin rüzgardır, mesafelere meydan okumanın motorudur. Yaşamaktır hasret, duygu kaynağıdır.



      Ve bu, özünde toplum olma fedakarlığına, sıcaklığa ortak olmaya, soğuğa karşı birbirini ısıtma işidir, iştahasıdır, özlemidir. İnsancılığı paylaşma çağrısıdır...

Köyümüzün 1500-1600 yılları arasındaki kayıt ve belgeler:
1516 yılında : 9 Hırıstiyan 2 Müslüman
1530 yılında : 4 Hıristiyan 3 Müslüman 5 Sipahizade ( asker )
1591 yılında : 2 Nefer (asker) m üslüman 2 Nefer (asker) Hıristiyan
bulunmaktadır.
Mahsüller, Buğday,Arpa ve bostan ürünlerinden müteşekkil olup,
Geliri..
1516 yılında 6200 akçe
1530 yılında 4451 akçe
1591 yılında 13500 akçe
Bu yıllarda köyün 1 değirmeni vardır,
1965 deki nüfus 310....
KAYNAK...Dr.İSMET MİROĞLU'nun 16 CI yüzyılda BAYBURT SANCAĞI adlı kitabı..

      1600-1800 yılları arasında köyümüzde kimlerin yaşadığı,nasıl bir yerleşim yeri olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte, sadece dedelerimizden ve babalarımızdan öğrendiğimiz kadar bilgi sahibiyiz.Köyümüz Gümüşhane ye 25 km mesafede,merkeze bağlı şirin bir köydür.Bir tarafında Çukut,bir tarafında Tanıs,bir tarafında Lorgas ve diğer bir tarafında ise Süle köyleri bulunmaktadır.Gümüşhane den gelen Bayburt-Erzurum otoyolu köyümüzün hemen altından geçmektedir.Edindiğimiz bilgiye göre bu yol tarihi İpek Yolu dur.Elimizdeki mevcut nüfus kayıtlarından anlaşılacağı gibi (bakınız:soyağacı) köyümüze yerleşim nereden geldikleri bilinmese de Mertler , Durmuşlar , Dumanlar,Yılmazlar,Solmazlar,Çimenler,Akgüller,Taşlar, Karadumanlar,Erler,Çakırlar,Ağaçlar,Kızaklar,Demirler, Köksal ve Öztürk aileleri tarafından yapılmıştır...

      Köyümüzün geçim kaynağı tarıma dayalıdır.Buğday ve arpa ekilir.Ekin zamanı geldiğinde yardımlaşmayla,şimdiki deyimle imece usulü tarlalar orakla biçilerek,ekin öküz arabalarıyla ve eşeklerle harmanlara taşınır.Harmanlarda yine öküzlerin çalıştırılmasıyla arkalarına bağlanan altı keskin çakmak taşlarıyla donatılmış adına gem denilen aletle ekin ezilerek saman haline getirilir.

     Daha sonra elle çevrilen kollu bir harman makinasıyla (ki bundan da köyde en fazla iki tane vardır) ya da rüzgarlı bir havada yabayla samanın havaya savrulmasıyla buğday tanelerinin samandan ayrılması sağlanır.Saman hayvanların kışlık yiyeceğini temin etmek amacıyla mereklere doldurulur,buğday ise ekmek ihtiyacını karşılamak amacıyla değirmende üretilerek un elde edilir.

      Her ailenin kendine ait bostanı yani bahçesi vardır.Buralardan sebze ihtiyaçlarını karşılarlar.Bu sebzeler fazla çeşidi olmayan sadece pancar,pağla(fasulye),kartol(patates) ve kabak tır.Bostanların su ihtiyacını karşılamak pek de kolay olmuyordu.


 

      Köydeki mevcut suyu her aile sırayla kullanmaktaydılar.Bu nedenle zaman zaman tartışmalar ve kavgalar olsa da köyümüz insanı değerlerine o kadar bağlıydı ki bekçi ve polis olmamasına rağmen bu tür tartışmalar ve kavgalar büyümeden son bulurdu.

      Köyümüzde yaşayan aileler yazları bir kaç aylık çalışmadan sonra (kadın-erkek ayrımı olmaksızın) havaların soğuması,kar yağması ve yapacak başka işlerinin olmaması nedeniyle uzun bir süre dinlenmeye çekilirler. Erkekler köyün misafir odalarında ve paharın başında sohbetle günlerini geçirirler.Kadınlar ise birbirlerine gidip gelmekle günlerini geçirirler.

      Köyümüzde yaşadığımız evler taş duvarların üzerinde kalın merteklerle döşenmiş ve üzeri 1 metreye yakın toprakla kapatılmış bir veya iki gözden oluşmuş ufacık yapılardır.Evin bir odasının tam ortasında özel çamurdan yapılmış tandır bulunmaktadır.


      Tandır kışın genelde hergün yakılır.Tandırda somun ve lavaş pişirilir.Aynı zamanda ısınma ihtiyacı da buradan giderilir.Tandırın üzerinde adına iskemle denilen masa konulur.Masanın üzeri kilimle kapatılır ve aile halkı kışın soğuk günlerini bu masanın başında geçirir.

      Köyümüzde eğitimin okulun yapımı öncesi yani 1950 önceleri köyodalarında zor şartlarda yapıldığını bilmekteyiz. Ancak kimler tarafından ve nasıl yapıldığı hakkında bilgi bulunmamaktadır.


 

     O yıllarda köyümüzden üçü kadın biri erkek olmak üzere dört öğretmen çıkmıştır.1950 sonraları köyümüze yapılan okul sonrası eğitim daha da gelişmiş ve okuma çağına gelen erkek,kız ayrımı olmaksızın herkes ilkokulu okumuştur..Köyümüzde din eğitimi ise köyün ileri gelenleri tarafından verilirdi.İbadetler köy odalarında yapılırdı. Ancak 1958 yılında cami yapıldıktan sonra ibadetler camide yapılmaya başlanmıştır.

      Köyümüzde zamanla nüfus arttı (1965 yılı köy nüfusu : 310) ,aileler kalabalıklaştı,geçim zorlaştı bu da köyümüz insanını arayışlara sürükledi.1960 lı yılların sonlarına doğru yavaş yavaş İstanbul a göç başladı.Hızını kesmeden devam eden bu göç 15-20 sene gibi bir zamanda köyümüzün tamamen boşalmasına neden oldu....

      İstanbul a göç eden ailelerin büyük çoğunluğu Ümraniye,Esenler ve Hürriyet mahallesi olmak üzere az olmakla beraber diğer semtlere de yerleşmişlerdir.Bu göç kadınlarımızın rahat etmelerini sağlamıştır.Ancak erkekler seçmiş oldukları mesleğin ağırlığı ve zorluğu altında ezilmişlerdir.Belki bilinçsizlikten belki zorunluluktan seçilen meslek inşaatın en ağır işi yani demir işidir.Yine de yılmadan çalışmışlar,zaman içerisinde her aile kendi evinin sahibi olmuştur.Bu arada o kuşak birbirleriyle olan diyaloglarını da devam ettirmiştir.Ancak bu kuşak çocuklarını bu zor meslekten uzak tutarak başka mesleklere ve eğitime yönlendirmişlerdir.İşte bundan sonra köyümüzde kopukluk başlamıştır....
Murat MERT 

Bu sayfa 229 defa görüntülenmiştir.

YAZARLARIMIZ

RAMAZAN BEREKETİ26 Ağustos 2010

ANKET

DERNEK ÇALIŞMALARIMIZI NASIL BULUYORSUNUZ ?







Tüm Anketler

Online Ziyaretci:(

Site Alt Yapısı Mydesing Haber sistemidir.
RSS Kaynağı | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi